26 Aralık 2016 Pazartesi

Duyuru || Transfobi İle Bağlantımız Değil, Mücadelemiz Olabilir

Geçtiğimiz günlerde Blog yazarı Halil Kandok'un "Transeksüellik bedeniyle barışamamış bir eşcinselliktir." başlıklı kişisel yargılarını genel geçermişcesine yansıtan, bilimsel metotlardan uzak, son derece talihsiz yazısına şahit olmanın üzüntüsünü yaşıyoruz. Denizli LGBTİ Aileleri Grubu olarak Halil Kandok ile hiçbir bağlantımız olmadığını, transfobi ile bir bağlantı değil, ancak mücadelemiz olabileceğini önemle duyururuz.

Öyle ki kendisi de bizimle bir bağlantısı bulunmadığını açıkça 29 Temmuz 2016 tarihli "Denizli LGBTİ Aileleri Grubuyla hiçbir şekilde alakam yoktur." yazısında belirtmiştir.

Sevgi ve dayanışmayla...

                                                                                             Denizli LGBTİ Aileleri Grubu






10 Aralık 2016 Cumartesi

Haftalık Toplantı Raporumuz Sizlerle | Toplantımızın Konuğu "Yeryüzü Kadınları"

Her hafta olduğu gibi bu hafta da beraberdik. Bu haftaki toplantımızın konuğu "Yeryüzü Kadınları" oluşumuydu. Toplantımıza yine tanımlar ve kendimizi tanıtma ile başladık.
20'den fazla katılımla gerçekleştirdiğimiz toplantımızın gündemi, doğal olarak konuklarımızdı. Kendilerini sosyalist-feminist kadın örgütü olarak ifade eden Yeryüzü Kadınları ile Denizli LGBTİ Aileleri Grubu olarak tanışmanın heyecanı, her iki grupta da gözlemlenmekteydi. Türkiye'de feminizm hareketinde LGBTİ'nin öneminden, LGBTİ ve feminizmin ortak mücadele alanlarından, birlikte neler yapabileceğimizden bahsettik.
Yeryüzü Kadınları'ndan arkadaşlar, lezbiyen ve biseksüel kadınların yanı sıra, transeksüel kadınlarında oluşumlarında yer alması gerektiğini, heteroseksist düzene karşı birlikte mücadele etmek gerektiğinin önemini vurguladılar. Beraber daha çok etkinliklerde birlikte yol almanın heyecanı da hepimizin ortak duygusuydu.
Toplantımızın bir konuğu da Ankara Üniversitesi'nde "Toplumsal Cinsiyet" üzerine çalışma yapan bir akademisyendi. Kendisi toplantımızın dışında da bizlerle Denizli'de LGBTİ hareketi üzerine konuşmak için randevulaştı.
Buradan bir kez daha bizlerin davetini kırmayıp toplantımıza katılan Yeryüzü Kadınları üyelerine sonsuz teşekkür ediyoruz.
Sevgi ve dayanışmayla... 




11 Kasım 2016 Cuma

Haftalık Toplantı Raporumuz

Denizli LGBTİ Aileleri Grubu olarak haftalık toplantımızı gerçekleştirdik. Toplantımız her hafta olduğu gibi bu hafta da tanımlamalar ve kendimizi tanıtma ile başladı.

Bu hafta toplantımızın konusu olarak aramıza yeni katılan ve açılımlarını gerçekleştiren arkadaşlarımızı dinledik. 

Aramıza yeni katılan bir arkadaşımız, bizlerle aynı ortamda olmaktan duyduğu mutluluğu paylaştı. İş yerinde yaşadığı bir aşkın duyulması üzerine durumu ablaları ile paylaşmış. Ablaları ilk başta duruma bir hastalık olarak baksalar da, ablasının bir arkadaşının, ablalarını bu konuda bilinçlendirdiğini ve kendisine de çok destek olduğunu anlattı.

Daha önce ailesine açılımda destek olduğumuz trans erkek arkadaşımızın, cinsiyet geçiş sürecini başlattığını sizlerle buradan paylaşmıştık. Arkadaşımızın babası, kendisine artık, duymak istediği isimle hitap ediyormuş. Ayrıca yeğenleri de kendisine artık amca/dayı demeye başlamışlar. Ama en çok hoşuna giden ise geçen hafta ziyarete gelen babaannesinin kendisine oğlum demesi olmuş. Güzel bir gelecek diliyoruz kendisine, grubumuz olarak.

Bir trans erkek arkadaşımız da iş yerinde kendisine transeksüellik konusunda olumlu konuşan arkadaşlarının da cesareti ile tüm iş yerine açılımını yapmış. Bu durumu problem etmeyen iş yerinde arkadaşlarıyla da arası gayet iyiymiş.

Tüm arkadaşlarımızın bu mutluluklarını paylaşıyor, kendilerine mutlu bir ömür diliyoruz. 18 Kasım, Cuma akşamı, saat 20.30'da tekrar görüşmek üzere...


28 Ekim 2016 Cuma

Denizli LGBTİ Aileleri Grubu Haftalık Toplantı Raporu

Her hafta olduğu gibi bu cuma da beraberdik. Toplantımıza 20'ye yakın katılım ile başladık. Bu hafta toplantımıza 2014 yılından bugüne yaptığımız etkinliklerden bahsederek başladık. Daha sonra her hafta olduğu gibi tanımlar ve tanıtım ile başladık. 

Toplantımıza üniversiteden yeni katılımcılar vardı. 2 biseksüel kadın arkadaş toplantımızı duyunca gelmek istediklerini, dayanışma ve mücadelede beraber yol almak istediklerini belirttiler. Mülteci bir eşcinsel arkadaş da toplantıdan dayanışma ve sosyalleşme adına umutlu olduğunu dile getirdi.

Oluşumumuz olarak başlattığımız "Kıyafet Bankası"için çok fazla yardım geldi. Bunları yerlerine ulaştırmak için kendi aramızda iş bölümü gerçekleştirdik. 

LGBTİ bireyi mülteci arkadaşlarımızın devlet ve üniversite hastanesinde yaşadıkları zorluklardan bahsettik. ASAM adına toplantımıza katılan Derya, bu sorunlara çözüm getirme de beraber neler yapabileceğimizi sordu. Bu konu üzerine tartıştık.
4 Kasım Cuma akşamı, saat 20.30'da Always Kafe'de görüşmek üzere.



9 Ekim 2016 Pazar

Haftalık Toplantı Raporumuz Sizlerle

Toplantımız bu hafta çok az bir katılımla gerçekleşti. Konser ve kulüp partileri nedeniyle arkadaşlarımız bir haftalığına bizleri ektiler. :) Tabii ki kalplerinin bizlerle olduğunu biliyor, haftaya gerçekleştireceğimiz toplantımızda kendilerini yine aramızda görmek istiyoruz. :)

Biz yine tanımlama ve kendimizi tanıtma ile başladık. Ardından Athena'nın "transeksüellik ve transfobi" konulu klibinden bahsettik. Haftaya neler konuşabileceğimizi, toplantılarda ne gibi etkinlikler yapabileceğimizi konuştuk.

14 Ekim Cuma, saat 20.00'de Always Kafe'de görüşmek üzere, hoşçakalın.


6 Ekim 2016 Perşembe

Trans Erkek Evrem, Ailesine Açılımını ve Denizli LGBTİ Aileleri Grubu ile Tanışmasını Yazdı

Merhaba arkadaşlar, ben Evrem. Trans erkeğim. Aileme açılalı 4 sene oldu. Sevdiğim kızla 4 yıldır birlikteydim. Aileme açılmamdaki en büyük etkenlerden biri buydu. Açılımdan sonra ailemin olumlu karşıladığını düşünüyordum. Ama sadece bana öyle göstermişler.

16 ekim 2015 tarihinde cezaevine girdim. Ağır bir suç yada yüz kızartıcı bir suç  değil, kız arkadaşım ile 3 defa kaçtık. Ailesi benim kız arkadaşımı zorla kaçırdığımı söyleyip bana iftira attı. 7 ay hapiste kaldım. Bu 7 aylık sürede sevdiğim kızdan hiçbir haber alamadım. Anneme her sorduğumda hiç aramadığını söyledi. Ancak gerçek bu değilmiş...

Cezam bitip dışarı çıktığımda hiçbir şey  bıraktığım gibi değildi. Ailemi çektim karşıma: "Ben bu kızı seviyorum, ben böyleyim, yanlış bedende dünyaya geldim." dedim. Yüzüme karşı "Tamam." deseler de başka insanlara saçımı uzatıp bir erkekle evlenmem gerektiğini söylüyorlardı.

Uzun süre intiharı  düşündüm. Daha sonra öz abim gibi gördüğüm Denizli LGBTİ Aileleri Grubu'ndan Yiğit Abi ile konuştum. Beni bu fikirden vazgeçirdi ve bana teselli verdi. Uzakta da olsa, onun sesini duymak bile bana yalnız olmadığımı hissettirdi. Bana Denizli LGBTİ ve Aileleri Grubu'ndan ve Dr. Nilgül Yalçınoğlu’ndan bahsetti. Ailelerinin kabullenmediği LGBTİ bireylerinin aileleriyle görüşmeye gittiklerini ve destek olduklarını söyledi. İçimde bir umut oldu. Çünkü biliyordum ki ailem başka bir LGBTİ bireyini ve ailesini görünce yalnız olmadıklarını anlayacaklardı. Nilgül Abla ve Yiğit Abi ile konuştum, yeri ve günü ayarladık. Heyecandan yerimde duramıyordum.

Buluşma günü geldi çattı. Nilgül Abla’nın acil bir işi çıktığı için gelemedi. Gelemese bile telefondan desteğini eksik etmedi. Ama Yiğit Abi, sağ olsun, yanında birkaç trans erkek arkadaşı da getirdi ve hepsi annemle tanıştılar. Anneme her şeyi anlattılar ve güvenini kazandılar. Kalkarlarken annem onları bir gün misafir etmek istediğini bile söyledi. Biliyordum ki annem sevmediği insanları değil evine çağırmak, onlarla konuşmazdı bile. Çok mutluydum o gün. Annem ilk gün bir şey demese de bayram günü bana 2 adet erkek gömleği almış. Şimdilik kendi ismimle hitap etmeseler de bana oğlum diyorlar artık.

Başta Yiğit Abim  ve Nilgül Abla olmak üzere, Denizli LGBTİ Aileleri Grubu'na çok teşekkür  ederim. Darısı ailesiyle sorun yaşayan bütün kardeşlerimin başına olur umarım.
                                                                                                                            Evrem C.

Trans Erkek Babası: Meğer 2 Oğlum Varmış! | Aile Açılımımız Çok Güzel Geçti

Dün akşam bir trans erkek arkadaşımızın babası ile görüştük. Bizi evlerinde ağırlayan ailemize öncelikle teşekkür ederiz. Dün akşamki toplantıdan güzel notları sizlerle de paylaşmak istedik. 

Ailelerindeki sağlık personelinin yanlış yönlendirmesi sonucunda babamızın kafası biraz karışmış, bu durumu hormonal bir olay gibi anlamış. Biz de transeksüel bireylerin genel bir yargı olan "kadın/erkek hormonu fazla da o yüzden böyle(!)" ifadesi ile bağdaşmadığını anlatmak için gittik. İki transeksüel annesi, iki transeksüel arkadaşımız ve bir sağlık personeli arkadaşımız ile gittiğimiz evde, ailemiz bizi güler yüzle karşıladı. Babamız aklındaki soruları sordu, bizler de elimizden geldiğince cevaplamaya çalıştık. 

Bizimle gelen annemiz, trans kadın olan çocuğundan bahsetti, deneyimlerini anlattı. Yine trans arkadaşlarımız da sürecin nasıl işleyeceğinden bahsetti. Akşamın sonunda babamız, oğlunun transeksüelliğinin hormonal bir durum olmadığını, tedavi dediğimiz şeyin cinsiyet geçişi olduğunu anladığını ve kabullendiğini; "Meğer 2 oğlum varmış!" diyerek ifade etti.  Ayrıca babamız bizi, ilerleyen günlerden annesinin geleceğinden ve bizi kendisi ile tanıştırmak için tekrar davet etti. 

Ailemizin yanından ayrıldıktan sonra, trans erkek arkadaşımız babası ile konuştuğunu ve kendisine daha güzel bir yaklaşımda bulunduğunu söyledi. Geldiğimiz için teşekkür etti ve mutluluğunu paylaştı. Bu da bize yetti. :)